Neden bu kadar önemli?

8 dakikada tamamlanması beklenir.

Öncelikle, bunun neden önemli olduğu hakkında konuşmalıyız.

Josef’te neyi otomatikleştireceğimize karar verme konusunda neden endişelenmemiz gerekiyor? Kolay değil mi? Belgelerimizden birini seçip otomatikleştirince işlem tamam değil mi?

Seçimler, seçimler, seçimler

Josef, kullandığınız diğer yazılımlara benzemez. Yalnızca belgelerin saklandığı bir depo, elektronik olarak bir sözleşme imzalamanın veya e-posta göndermenin bir yolundan ibaret değildir.

Josef bundan daha fazlasıdır: Size, çalışma yönteminizi değiştirebileceğiniz bir alan sunar.

Bunun tek dezavantajı, başlangıçta biraz daha fazla işlem gerektiriyor. Platformda ne oluşturmak istediğimize ve bu nedenle de çalışma yöntemimizi nasıl değiştireceğimize karar vermemiz gerekiyor.

Girdi botu mu geliştirmek istiyorsunuz? Yoksa bir belge otomasyon botu mu? Müşterilerinize hizmet sunma şeklinizi daha iyi hale getirmek mi istiyorsunuz? Yoksa çalışma yönteminizi daha verimli hale getirmek mi istiyorsunuz?

Tüm bu tercihlerin altından kalkmak zor olabilir! Birden çok seçeneğe sahip olmak insanların hoşuna gider ancak her zaman tercih yapmaktan da hoşlanmazlar. Neyse ki bu modül, bunun altından nasıl kalkabileceğiniz konusunda size yol gösterecek.

Mutlak başarının garantisi yoktur

Otomasyon projeleri hata yapabilir ve başarısız olabilir. Aslına bakarsanız Ernst & Young, başlangıç sürecindeki otomasyon projelerinin %30-50’si kadarının başarısız olduğunu öne sürüyor.

Bu korkutucu bir istatistik olsa da iyi haber şu ki bu projelerin neden başarısız olduğunu ve kendi projelerimizde bu tür başarısızlıklardan kaçınmak için kendimizi nasıl konumlandırabileceğimizi biliyoruz.

Birçok insan başarısızlığın nedeni olarak sürecin yürütülme biçimini gösterir: uygun planlama, kaynak sağlama, paydaş katılımı, kalite güvencesi, gerçekleştirilen testler ve değişiklik yönetimi.

En nihayetinde yürüttüğünüz şey yanlışsa, ne kadar başarılı bir şekilde yürüttüğünüzün önemi yoktur. Google’da İnovasyon Kampanyacısı ve Standford Üniversitesinde öğretim üyesi olan Alberto Savoia, insanlardan şunu rica ediyor:

Doğru bir şekilde geliştirmeden önce, doğru olanı geliştirdiğinizden emin olun.

En başından doğru projeyi seçerek, kendimize daha iyi bir başarı olasılığı sunmakla kalmıyoruz ve aynı zamanda tüm bu yürütme sorunlarının çözülmesini de daha kolay hale getiriyoruz.

Ders niteliğinde bir hikaye

Yakın zamanda birlikte çalıştığımız hızlı tüketim ürünleri (HTÜ) alanında kurum içi bir ekip, botlarından birinin piyasaya sürüldükten sonra neden çok fazla kullanılmadığını analiz etti.

Geriye dönüp istatistikleri incelediklerinde, otomatikleştirdikleri belgenin aslında o kadar da sık talep edilmediğinin farkına varmışlar. Bu belge onlara, çok fazla talep ediliyormuş gibi görünmüş.

Ayrıca, bu belgeyi kullanan büroya botu neden kullanmadıkları sorulduğunda, sorunlu noktalarda çok da yardımı dokunmadığını söylemişler.

Sükse yapmak için ağırdan alın

Hukuk, çalışılması zor bir alandır. Teslim tarihleri konusunda katı, beklentiler bakımından yüksek ve hızlı bir tempo tutturulması gerekir. Tüm bunlara rağmen, verileni erkenden tamamlamak için daha çok zorlamak ve sıkı çalışmak kışkırtıcı olabilir.

Bu yaklaşım, hukuk alanındaki birçok hizmette işe yarasa da hukuk otomasyonu söz konusu olduğunda ters tepebilir.

Bunun yerine, özellikle böyle bir projenin başlangıcında, “sükse yapmak için ağırdan almak” genellikle işe yarar. Başlangıçta ağırdan alarak, buna üzerinde çalıştığınız projenin doğru olup olmadığından emin olmak da dahil edilebilir, sonrasında daha hızlı ilerleyebilirsiniz.

En önemlisi de ekibinize, müşterilerinize ve kuruluşunuza daha fazla değer kazandırabileceksiniz.

Şimdi, başkalarının sizin alanınızda neler yaptığından haberdar olmak için bir sonraki Oturuma geçin.

Geri: Josef Tasarımcı ve Geliştirici Programı > Tasarım ve fikirleştirme